TAVSİYE ETTİĞİM KONULAR

Blogger Tips and TricksLatest Tips For BloggersBlogger Tricks
  • Bursa Gezi Rehberi

    Evliyaları , Türbeleri,Külliyeleri,Hanları,Yüzyıllık Evleri,Tarihi Kapalı çarşısı,Teleferiği,Tarihi Camileri, Mimari Yapıları,600 Yıllık Çınarları, Tarihi Çarşılı Irgandı Köprüsü,Tarihi Evleri,Kaplıcaları,Çinisi, İpeği,Havlusu,Kestane Şekeri,İskender Kebabı, ,Mudanya’sı,Trilye’si,Cumalıkızık’ı,Misi’si ve Uludağ’ı ile Bursa’yı ziyaret etmeniz için bir çok neden bulunmaktadır.

  • Çanakkale Şehitliği ve Gelibolu Gezi Rehberi

    Güzel Türkiye’mizin hemen her yerinde gezilecek,görülecek ve ibret alınacak nice harika beldeler var. Atalarımızın , bu vatana hizmetlerini anlamaya çalışmak elbette ki biz torunları için çok önemlidir.Bu vatan topraklarında , bu gün özgürce yaşamamızı onlara borçluyuz. Geçmişimizi ve büyüklerimizi anlamamızı sağlayacak en önemli yerlerden biri de Çanakkale Şehitliğidir.

  • Küsmek

    Yine sıkıntılı bir gece, yine evin içinde sessizlik. Ali yalnız başına evin içinde dolaşmaya başladı. Önce biricik kızının odasına girdi. Yerde ki oyuncaklarına baktı. Yatağının üzerindeki yastığını alıp kokladı.Kızının kokusunu içine çekti.Daha sonra,oturma odasına geçti ve koltuğa oturup düşünmeye başladı. Eşi ile yaşadığı kaçıncı kırgınlık kaçıncı küslüktü. Artık bu küs kalmaları haftalarca sürebiliyordu. Aynı evin içinde iki yabancı gibiydiler.

  • Bu Çocukların Suçu Ne?

    Ahmet henüz 8 yaşın da idi.O akşam Annesi ve kız kardeşi ile birlikte yemeklerini erkenden yediler.Babası yine bu akşamda onlarla birlikte yemekte yoktu.Ahmet Annesine sorduğunda,her zamanki cevabı almıştı’’ Gelir yavrum iştedir.İşleri uzadı herhalde.Hadi sen yemeğini bitir ve doğru ödevinin başına git’’.Ahmet yemekten sonra odasına çekilip ödevlerini yapmaya koyuldu.Bitirince de hemen pijamalarını giyip yattı.

  • Güler Yüz Tatlı Dil

    Güler yüz ve tatli dilli olan insanlar , çevresine ışık ve güzellik saçarken,asık suratlı karşısındakine ufacık gülümsemeyi , selamlaşmayı bile çok gören insanların ise çevresine karanlık ve olumsuzluk yaydığına her zaman inanmışımdır.

  • Maddi Borçlardan Kurtulmanın Yolları

    İş ve özel hayatımız da;iş bitirici , objektif , bilgi düzeyi yüksek, istekli, iletişimi kuvvetli insan olalım ama ne olur bunlardan daha fazla doğrucu ve dürüst bir insan olmaya gayret edelim,aradığımız elemanlarda da ahlaki yetkinliğe diğerlerinden daha çok önem verelim. Benim çalışanım hem işini iyi bilen, mesleğinin gerektirdiği sorumlulukları en iyi biçimde yerine getiren ama bunlardan daha fazla ahlaki donanımı yüksek, doğruluğa dürüstlüğe önem veren bir çalışan olmalı.

2 Kasım 2014 Pazar

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞAN TEMİZLİKÇİ, GÜNDELİKÇİ, BAKICI, YEMEKÇİ, ÇOCUK BAKICISINI SİGORTALI YAPMAK ZORUNLUMUDUR? NASIL SİGORTALI YAPILIR? | 2 yorum:






Çalıştığım iş yerinde bir büyüğümüz , eve bakıcı olarak bir bayan aldıklarını , bu bayanın nasıl sigortalı yapılacağını sorunca ,bu konuyu diğer yazılarımda da yaptığım gibi soru cevap şeklinde sizlerle paylaşmak istedim.

1 – Ev de çalıştırılan temizlikçi, bakıcı, dadı, yemekçi , çocuk bakıcısını sigortalı yaptırmak zorunlumudur?
Evet. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda bildirildiği üzere, her türlü ev hizmetlerinde çalışanlar sigortalı sayılmaktadır. Bu hizmetlileri çalıştıran işverenlerinde muhakkak sigortaya bildirimleri yapmak zorundadır.

2 – Düğün,bayram veya doğum günü gibi günler öncesinde eve temizliğe bayan alıyorum. Onuda sigortalı yapmak zorundamıyım?

Burada işin belirli periyotlarda da olsa,sürekli yapılması önemlidir.Örneğin,haftada 1 veya 15 günde bir temizliğe gelen,ya da hafta içi her gün çocuk bakmaya gelenler muhakkak sigortalı yapılmalıdır.

Ancak bu hizmetler , belirli periyotlar da değil de arada bir yapılıyorsa, örneğin yaklaşan düğün öncesi eve cam,duvar silmeye bir bayan alınması gibi durumlarda sigortalı yapmak zorunlu değildir.

3 – Ev de çalıştırılan temizlikçi,bakıcı,dadı,çocuk bakıcısı vb. sigortaya bildirimleri nasıl yapılacak? 

a) - Sosyal Güvenlik Kurumu'na(SGK) bizzat başvuru yapılıp,iş yeri dosyası açılara,sicil numarası ve e-bildirge İnternet şifresi alınmalı.
Öncelikle ev hizmetinde birini çalıştıran kişi,bağlı olduğu ildeki en yakın Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne yada Sosyal Güvenlik Merkezine giderek , iş yeri dosyası açtıracak ve iş yeri sicil numarası alacak.Bu hizmetlileri çalıştırılacak yer ev olsa dahi,Sosyal güvenlik kurumu açısından bu hizmetlilerin çalıştığı yerler iş yeri sayılır.
İş yeri dosyası açıldıktan sonra SGK size bir e-bildirge şifresi verecek.Bu şifre ile bundan sonraki tüm bildirimleri SGK'ya elektronik ortamda yapacaksınız.


b) - İş yeri dosyası açtırıp,e-bildirge İnternet şifresi aldıktan sonra , çalıştırılacak kişinin işe giriş bildirgesi yine İnternet üzerinden verilmeli.

Bu işlem için aşağıdaki linki tıklayın
https://uyg.sgk.gov.tr/SigortaliTescil/amp/loginldap


SGK tarafından size verilen e-bildirge kullanıcı girişi bilgilerini aşağıdaki şekilde doldurup girişe basın.



Girişe bastıktan sonra aşağıdaki ekran karşınıza gelecek.Burada Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi kısmını tıklayalım.


Sigortalı işe giriş bildirgesi kısmını tıkladıktan sonra,aşağıdaki ekranda çalıştırılacak kişinin uyruğunu ve kimlik numarasını girelim. 



Aşağıdaki ekranda işe giriş tarihi(4.maddedeki açıklamalarıma dikkat edin lütfen),  sigortalı kodu ve diğer kısımları dolduralım.İleri tuşuna basalım. İşe giriş bildirgemizi SGK'ya iletmiş durumdayız.

4 – Ev de çalıştırılan temizlikçi,bakıcı,dadı,çocuk bakıcısı vb. için, işe giriş bildirgesini hangi tarih aralığında  sigortaya bildirmeliyiz? 

5510 sayılı yasaya göre, ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlayan iş yerlerinde,sigortalı işe giriş bildirgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde verilmesi gerekmektedir. 
Yani evimize işveren olarak ilk defa bir bakıcıyı 01.10.2014 tarihinden itibaren çalışmaya başlatmış isek,bu çalışanın işe giriş bildirgesini SGK’ya elektronik ortamda 31.10.2014 tarihine kadar vermeliyiz.
Dikkat : Bu bakıcı bayan alımından ve bildiriminden sonra , birde 05 Kasımda haftada 3 gün gelecek bir temizlikçi başlatacak isek artık bu SGK ya bildireceğimiz 2.çalışan olacağı için , onun bildirimini çalışmaya başlamadan bir gün önce yani 04 kasımda yapmalıyız.

5 - Ev de çalıştırılan temizlikçi,bakıcı,dadı,çocuk bakıcısı vb. sigortaya işe giriş bildirgesini verdik.Peki bundan sonra ne yapmalıyız?


Çalışanımızın işe giriş bildirgesini sigortaya verdikten sonra şimdi sırada,Sigortalı aylık prim ve hizmet tahakkukunun yapılması var.
Bunun için aşağıdaki linki tıklıyoruz.Kullanıcı adımızı , sistem şifremizi,iş yeri şifremizi ve güvenlik anahtarı kısmını dolduruyoruz
https://ebildirge.sgk.gov.tr/WPEB/amp/loginldap

Sonra gelen ekrandan , Aylık prim ve hizmet belgesi işlemleri kısmını tıklıyoruz.


Gelen ekrandan,Aylık prim ve hizmet belgesi girişi(asıl) kısmını tıklıyoruz.



Bir çalışanımızı 10.ayda işe başlatmış ve SGK'ya bildirmiş isek aşağıdaki şekilde ekran gelecek.2014-10 dönemini seçiyoruz. Belge Türü : 01 Tüm sigorta kolları olacak. Kanun: 05510 sayılı kanun olmalı.Daha sonra devamı tıklayalım.



Devam kısmını tıklayınca aşağıdaki ekran gelecek,buraya çalışacak kişinin TC numarasını,adı ve soyadını,çalışma gününü,ücreti girip Ekle diyoruz.Daha sonra onay ekranına geç kısmını tıklıyoruz.

Gelen ekranda , Tahakkuk fişi görüntüle adımını tıklıyoruz.Eğer bir şeyi yanlış yaptığımızı düşünüyorsak , düzeltme yap kısmını tıklayabiliriz.



Tahakkuk fişi görüntüleye bastığımızda , aşağıdaki ekran gelecek.Bu ekranda bildirdiğimiz kişi sayısı , gün sayısı , çalışan 30 gün asgari ücretten çalışacak ise Şu andaki asgari ücret tutarını(prime esas kazanç tutarı kısmında) ve SGK'ya ödememiz gereken net tutar bilgisini görüyoruz.


Ve tahakkuk fişi onayla kısmını tıklıyoruz.

Bu işlemden sonrada artık barkodlu olarak bir tahakkuk fişi oluşmuş olacak.


6 - Ev de çalıştırılan temizlikçi,bakıcı,dadı,çocuk bakıcısını sigortaya tahakkukunun ve ödemesinin yapılma süresi nedir?



Her ay, izleyen ayın 23. Gününe kadar, yukarıda anlattığımız şekilde çalışan kişinin  internet üzerinden aylık prim ve hizmet bildirge tahakkukunun yapılması gerekiyor.

Ödemesi de ayın son günü akşamına kadar yapılır. Ayın son günü hafta sonu veya resmi tatillere rastlıyor ise bir sonraki iş günü yapılır.

Örneğin. 01 Ekimde işe başlattığımız ve sgk'ya bildirdiğimiz bir çalışanın tahakkukunu 23 Kasım akşamına kadar ; tahakkukta çıkan net tutarın ödemesini de 30 Kasım akşamına kadar(tahakkuk belgesi ile bizzat Ziraat bankasına giderek) yapmalıyız. Ziraat bankası yetkilileri ile görüşerek daha sonraki ödemeleri, internet bankacılığı üzerinden yapabilirsiniz diye düşünüyorum. Ama yine de bankacı arkadaşlara sormanızda yarar var.


7 - Ev de çalıştırılan temizlikçi,bakıcı,dadı,çocuk bakıcısını sigortaya kaç gün üzerinden bildirilmeli? 


Ev hizmetlerinde çalışan bir kişiyi , illaki 30 gün yani tam süreli bildirme zorunluluğu yoktur. Haftada 2 gün temizliğe gelen bir kişiyi ayda 8 gün üzerinden sigortalı gösterebiliriz. O zaman SGK internet sitesinden gireceğimiz matrah : (Aylık asgari ücret / 30 gün) X çalışılan aylık gün sayısı olmalıdır. Yani (Ekim 2014 asgari ücret 1.134 TL / 30 gün) X çalışılan gün 8 = 302,4 TL olarak matrah girmeliyiz.

8 -  Ev hizmetlerinde çalıştırdığımız kişileri , SGK’ya bildirmez isek ne olur ?


Şunu özellikle belirtmeliyim ki  bu konuda, SGK çok yaygın denetimler yapıyor. SGK’dan iş yeri sicil numarası alınmayarak çalışanı sigortalı göstermemeniz idari para cezası bir hayli yük halini alabiliyor. Üstelik bu cezalar kaç ay sigortalı bildirilmeden çalıştırılmış ise o kadar misli ile hatta faizi ile  alınabiliyor. Oysa sigortalı olarak bildirsek, bu cezaların yanında çok düşük bir maliyet ile ve kanunlara uyarak işlemi tamamlayabiliriz.

İşte cezalara örnek : Gazetelerden okuduklarımı sizin ile paylaşayım:
Göktürk'te oturan K.L. denetimle ilgili şu bilgileri verdi:"Öğlen saatinde evimize aralarında SGK uzmanları ve polislerin bulunduğu 6 kişi gelmiş.2 aydır çocuğuma bakan yabancı uyruklu kadını sorguya almışlar.Ardından da çocuğumu komşuya bırakıp,onu Göktürk Polis Karakolu'na götürmüşler.3 gün orada kaldı. Çalışma izni ve sigortası yoktu.Bana da 16 bin TL ceza kesildi.Yasalardan haberimiz yoktu."
Kemerburgaz'daki denetimlerden 150 bin TL'ye kadar ceza kesilen evler de var. Konuyu yargıya taşıdığını ifade eden işadamı, "2 yıldır evimizde yemek yapmaya gelen bir hanım vardı. Polisler 'Bu evde mi çalışıyorsunuz' diye sormuş. O da yemek yapmaya geldiğini söylemiş. Bu beyanı esas kabul eden SGK bana 110 bin TL ceza kesti" dedi.


9-Ev  hizmetinde çalışan ama kesinlikle sigortalı olmak istemeyenler olabiliyormu?

Maalesef Sosyal güvenlik kanunundaki açıklar nedeni ile olabiliyor.Örneğin:Kocasından boşanmış veya kocası ölen ssk'lı babasından maaş alan bir bayan ,bu maaş kesileceği için,çalıştığı evin sahibinin sigortalı yapmasını istemiyor.

Buraya kadar sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım faydalı olabilmişimdir.





En kültürlü kişi, kendini en çok sayıda insanın yerine koyabilendir.”


Jane Adams



devamı »

13 Temmuz 2014 Pazar

SAVAŞTA ÇOCUK OLMAK | Hiç yorum yok:



Gazeteyi elime aldığımda senin resmin ile karşılaştım Hacer. Henüz daha 4 yaşında idin. Anneni Suriye'de bir bomba sonucu kaybetmiştin.Baban ve ağabeylerin ile birlikte,savaştan kaçmak için ülkeni terk etmiş ancak Yunanistan'a geçmeye çalışırken Türkiye'de yakalanmıştın. O kadar yorgundu ki küçücük bedenin, limanda güvenlik alanında beklerken babana sımsıkı sarılarak uykuya dalmıştın.
Çocukluğunu savaşın tam ortasında geçiriyordun. Evin,okulun,parkın,salıncağın ve en önemlisi ailen ve hayatın yıkıktı.
Senin dünyanda şeker,renkli boya,şarkılar,masallar,oyuncaklar yoktu.
Senin dünyanda,sevgi ile dolu olması gereken yüreğinde,
Korku vardı.Acı vardı.Feryat vardı.
Senin dünyanda ÖLÜM vardı.
Ben iftarımı açmak için top atışını beklerken,sen bu seslerden kaçıyordun. Senin babana sımsıkı sarılmış resmine bakarken düşündüm , kim bilir bir daha ne zaman elin kalem tutup, masmavi gökyüzünün ve el ele tutuşup koşturan kardeşlerinin resmini yapacaktın.Kim bilir ne zaman başını her çevirdiğinde gördüğün tankların, tüfeklerin, kırmızının, feryadın yerini , mis gibi kokan yeşillikler içinde kuş cıvıltıları ile süslü bir köy alacaktı.
İçimi dağladın be Hacer.
Bir kez daha bu vesile ile haykırdım ki;
Amaç ne olursa olsun tüm savaşlara lanet olsun.
ALLAH bu foto karelerindeki  durumları , körpecik bedenlere yaşatanlara lanet etsin.

Sevgili dostlarım. Yüreğiniz kaldırmasa da,gözlerinizi kaçırıp başınızı çevirseniz de,ne yazık ki onlar bunu her gün yaşıyor.












 Bir savaş esnasında birkaç çocuk iki tarafın arasında  kalmış ve öldürülmüşlerdi. Peygamberimiz, bu hadiseye  çok üzüldü. Sahabiler, “Ya Resulullah , onlar müşrik çocuklarıdır, niçin üzülüyorsunuz ?” diye sordular.

Peygamberimiz,  “Onlar doğdukları gibi duruyorlar. Sakın çocukları öldürmeyin, aman çocukları katletmeyin. Her can ilk yaratılışta tertemizdir.” buyurdu. (Müsned, 3/435)








devamı »

30 Mayıs 2014 Cuma

SAĞLIK SEBEBİ İLE İŞTEN AYRILMA DURUMUNDA TAZMİNAT NASIL ALINABİLİR? | Hiç yorum yok:




Merhaba
Bu gün bir blog misafirimin bana sorduğu soru üzerine konuyu açıklamak istedim.

Kardeşimizin sorusu şu şekilde ; 
"6 yıllık işçiyim bileğimde sinir sıkışması sebebiyle doktor rapor verdi seni daha kolay bir işe versinler yoksa çık dedi çıkışımı verin dedim sen çık dediler ben çıkarsam tazminatımı alabilirmiyim?  Ne gibi bir yol izleyebilirim ...saygılar teşekkürler “ 

Sevgili arkadaşım, öncelikle geçmiş olsun diyorum. Şimdi 4857 Sayılı İş kanunun 24 maddesinin 1-a bendinde " İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, İŞİN NİTELİĞİNDEN DOĞAN BİR SEBEPLE,İŞÇİNİN SAĞLIĞI VEYA YAŞAYIŞI İÇİN TEHLİKE OLURSA  " diye ibare vardır.


Yani hastalığınız yaptığınız işten dolayı olmuş ise ve işe devam edilmesi halinde işiniz hastalığınızın ilerlemesine neden oluyorsa , iş sözleşmenizi , 4857 sayılı İş Kanunun 24/1/a bendi uyarınca haklı nedenle feshedebilirsiniz.

Burada sadece Kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. İhbar tazminatı alamazsınız.

Ancak, hastalığınız yapmış olduğunuz işin niteliğinden doğmuyorsa, hastalığınızın tedavisi için yapacağınız fesih , ayrılma durumu istifa niteliği taşıyacağından kıdem tazminatı alamayacağınız gibi , İşvereninize ayrılış sebebinizi 8 hafta önceden bildirmez iseniz , sizden ihbar tazm. isteyebilir.  Çünkü istifa sebebi ile ayrılmalarda 6 yıllık bir çalışan , istifa edeceğini , 8 hafta önceden işverenine bildirmeli.

Sonuç olarak ;  hastalığınızın  , yaptığınız işten dolayı oluştuğunu  ve çalışmaya devam ederseniz , artacağını , tek hekim imzası ile değil de , daha garanti olması açısından  sağlık kurulu raporu ile (örneğin üniversite hastanelerinden ) belgelerseniz , iş sözleşmenizi haklı nedenle feshedip, kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. Ayrıca bu konularda, bağlı olduğunuz ildeki çalışma müdürlüğü ile de görüşebilirsiniz . Çalışma müdürlüğündeki arkadaşlara soru sormaktan çekinmeyin. Onların bir görevi de ,  hakkınızı gözeterek , sizi yönlendirmekir.


Tekrar geçmiş olsun diyor ve acil şifalar diliyorum. Her şey gönünüzce olsun.


devamı »

15 Mayıs 2014 Perşembe

ALLAH'TAN RAHMET DUALARIM SOMA ŞEHİTLERİMİZE | 2 yorum:




Ülkemiz tarihinin en acılı günlerinden birini yaşıyor. 
Kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımız, yakınımızdır, kardeşimizdir, ağabeyimizdir, ailemizdir. 
Bu acı hepimizin. Benzer acıların bir daha yaşanmaması ümidiyle, Allah ölenlerimize rahmet, geride kalanlara sabırlar versin.
Mekanlarını cennet eylesin.
Dün akşam vefat edenlerin yakınlarının görüntülerini izlerken dayanamayıp , televizyonu kapattık.Peki o insanlar bunu nasıl yapacaklar hangi düğmeye basacaklar. Dul kardeşlerimiz ve yetim kardeşlerimiz bu acıyı nasıl unutacak?
Maalesef giden geri gelmiyor. Ama her musibetin arkasında muhakkak sabredenler için bir iyilik geleceğini bilerek ve unutmayarak DUA ve  SABREDELİM İNŞALLAH.

ALLAH TÜM VEFAT EDENLERİN YAKINLARINA SABIR KUVVETİNİ VERSİN. 



devamı »

27 Nisan 2014 Pazar

MOBBİNG ( YILDIRMA AMAÇLI PSİKOLOJİK TACİZ) NEDİR? NE YAPILABİLİR? | 1 yorum:




Mobbing konusunda çok sık sorular almaya başlayınca bu yazıyı yazmaya ve elimden geldiğince ve bilgim elverdiğince yardımcı olmaya çalıştım.
Buyurun lütfen.

1 – Mobbing nedir?
İşverenin veya iş yerinde çalışanların, bir başka kişi veya kişileri, rahatsız edici, ahlak dışı ve sistematik söz ve davranışlarla taciz etme olayıdır.
İş yerinde gerçekleşen, sistematik hale gelen, kasıtlı olarak yapılan ve süreklilik gösteren, yıldırma ve baskı ile kişinin istifa etmesi sağlanarak, tazminatsız işten uzaklaştırma amacı taşıyan, kişinin niteliğinde, sağlığında ve mesleki durumunda zarar doğuran davranışlar mobbing olarak ifade edilir.
Kısacası “Yıldır Kaçır” yöntemidir. Bir kişiyi işten atmak ile uğraşmak yerine, kişiye baskı yapıp istifaya zorlamaktır.


2 - Hangi davranışlar Mobbing olarak adlandırılır?
  a)   Hakaret, kötü muamele, sözlü taciz, iftira, cinsel taciz, fiziksel şiddet yöntemleri kullanılması,
  b)   Kişinin sürekli olarak her yaptığı işin sonunda azarlanması, sürekli eleştirilmesi, devamlı alaya alınması,
  c)   Diğer çalışanlar ile görüşmesi, konuşması, bilgi alışverişinde bulunmasının yasaklanması,
  d) Kişinin yapması gereken işlerin sürekli olarak artırılması ve yapamayacağı görevlerin sürekli olarak verilmesi
  e) Normal çalışma saatleri dışında çalıştırılıp, fazla mesai verilmemesi, 
   f) Çalışanların baskı altında tutularak, izin kullanımlarının sınırlandırılması,
  g) İş yerinde çalışanların ve işverenin işçiyle konuşmaması,
  h) İşveren tarafından, işçiye derdini anlatma fırsatı verilmemesi veya sınırlandırılması,
   ıNormal mesaisinde hatta fazla mesaisinde bile yetiştiremeyeceği ağır işlerin verilmesi, bunların bitmemesi halinde de, zaten bir işe yaramıyorsun, bir işi bitiremiyorsun, sonuçlandırdığı doğru düzgün bir iş bile yok gibi kişinin, kişiliğini ayaklar altına alacak davranışlar sergilenmesi.


3 - Levent bey, amirim geçen gün, beni yaptığım işten dolayı ilk defa azarladı. Yanımdaki arkadaşlarımda duydu acaba bana mobbingmi yapıldı?
Mobbingin ortak özelliği, bir anda ortaya çıkma şeklinde değil de, uzun süreli ve sistematik olmasıdır. Bazen yöneticiler, bir anlık tepkiyle çalışanı azarlayabilir, yaptığı işi beğenmediğini ifade edebilir. Bu tepkiler sistematik değildir ve sürekli olarak yapılan bir uygulama değildir. Bir anlık kızgınlıkla ve bir anlık hoşgörüsüzlükle yapılan bir davranıştır. O yüzden bu durumda size mobing yapılıyor diyemeyiz.
Mobbing de aylarca devam edecek şekilde, bilerek, isteyerek ve bilinçli bir şekilde kişinin mağdur edilmesi amaçlanır.

3 – Mobbing’i sadece işveren veya yönetici mi uygular?
Hayır. Psikolojik taciz denilen bu uygulamayı, sadece işverenler uygulamaz. Bir çalışanın veya çalışan gurubun, başka çalışanlara da uygulaması mümkündür.

4 – Mobbing uygulayanların amacı nedir?
Kişiyi yıldırıp, diğer arkadaşlarının yanında küçük düşürerek, sürekli yıpratarak, baskı uygulayarak istifaya zorlayıp, ihbar ve kıdem tazminatını ödemeyerek, işten çıkarılmasını sağlamaktır.

5 – Mobing sebebi ile istifa dilekçemi imzalayıp ayrılsam tazminat alabilirmiyim?
İş kanunumuz gereği istifa eden yani işten kendi isteği ile ayrılan çalışan , kıdem tazminatını ve ihbar tazminatını alamaz. Hatta istifa ederek işten ayrıldıkları için, işsizlik sigortasında da yararlanamazlar.

6 - Mobbinge uğrayan kişiler ne yapmalı?
Mobinge maruz kalan işçinin; Tazminat talebi, İşçi tarafından haklı nedene fesih, Eşit davranma borcuna aykırılık ve Ayrımcılık tazminatı istemesi gibi hakları vardır. Ama leventerkoc.com’da yer alan bu tür diğer yazılarımda da ifade ettiğim gibi, haklarınızı alabilmeniz için bunları  K-A-N-I-T-L-A-M-A-N-I-Z   G-E-R-E-K-L-İ-D-İ-R. Ancak o zaman iş akdinizi haklı nedenle fesih edip, iş mahkemesine dava açıp, kazandığınızda tazminatınızı mahkeme kararı ile alabilirsiniz

Peki mobbing konusunda hakkımı nasıl arayabilirim?:

  a)  Mobbing yapan kişiye açıkça duruma itiraz ettiğinizi söyleyin, taciz edici söz ve davranışlarını durdurmasını isteyin. Yanınızda güvendiğiniz ve gerekirse tanıklık edebilecek bir iş arkadaşınız bulunsun.
  b) Olayları, verilen anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak tarih ve saatleri ile kaydedin.
  c) İlk fırsatta zorbayı yetkili birine rapor edin, eşitiniz ise üstünüze, üstünüz ise yönetim kuruluna, patronlara, insan kaynaklarına durumu açıkça ve kaynakları le bildirin.
  d)  Hukukumuza göre doktor raporu aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir ve bu mobbing davalarında çok kuvvetli bir delildir. Psikolojik destek alıp, özellikle üniversite hastanelerinden alınan sağlık raporu ve kullandığınız ilaçlar ile mobbinge uğradığınızı belgeleyin. Alacağınız psikolojik destek, ruh sağlığınız için yardımcı olacaktır ve kanıt oluşturacaktır.
  e) Psikolojik veya cinsel tacizi, mahkemede görsel ve yazılı belgeleri ile veya şahitler ile muhakkak belgeleyin.
  f) İş arkadaşlarınız ile durumu paylaşın, onlarda aynı şekilde rahatsız olabilirler, grupça başvurmanız daha etkili olabilir.
    g)Çalışma bakanlığının ALO 170 mobbing izleme merkezi  şikayet  hattını  kullanarak, şikayetinizi iletin.
  h) Mobbinge uğradığınızı ve sizi bu psikolojik tacizi uygulayanları bağlı olduğunuz ildeki, Çalışma İl Müdürlüğü’ne şikayet edin. Bu sayede durumun tespit edilmesini ve teftiş edilmesini sağlayabilirsiniz.

7 – Mobbing uygulamaları sebebi ile iş yerimden ayrılmak zorunda kaldım. Ama bu konuda elimde ne bir belge nede tanık var. Alamadığım haklarımı nasıl alabilirim?
Mobbinge uğrayan çalışanların bu durumu yazılı ve görsel deliller ile ve şahitler ile kanıtlaması gerekmektedir. Yani bana şunlar şunlar yapılıyordu deyip kanıt göstermezseniz bir hak iddia edemezsiniz.        

Mobbing yolunu seçen ey işverenler ve amirler hatta çalışma arkadaşları, kısacası zorbalar bilin ki :
6098 sayılı Borçlar Kanununun 417.maddesi ile işçinin kişiliğini koruma borcu düzenlenmiş ve “işverenler, işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacize uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlü tutulmuştur.” hükmüne yer vermiştir. 
Mobbinge uğrayan işçi, mobbing yapan yöneticiyi dava edebilir ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Yargıtay’ın bu tip davalarda daha önce önemli miktarlarda, manevi tazminat ödenmesine karar verdiği bilinmelidir. Zorbalar duydunuz mu?

İş kanunun 5.maddesi, eşit davranma borcu ve buna aykırı yaptırımları düzenlemiştir. Buna göre: ”İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz. Bu ayrım yapıldığı takdirde, ”işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir.” Şeklinde ayrımcılık tazminatı düzenlemiştir.Bu tazminatı da işverenin ödemesine hükmetmiştir.


Bu yazıdaki amacım;
İşverenlerin kötü niyetli yöntemlere başvurmaması gerektiğini ve başvuranların da anında cezalandırılması gerektiğini hatırlatmak ; 

İşçilerin de bu davranışlara karşı uyanık olmasını sağlamaktır.
Ey işçi ve memur arkadaşlarım yeter ki  elinizde sağlam kanıtlar olsun.Gerisi kolay.

Şimdi biraz rahatlamaya ne dersiniz?
Dertlisiniz sıkıntılısınız ve çözüm arayışı içerisindesiniz biliyorum ama bedeninizin biraz da olsa rahatlamaya ihtiyacı var.


Şimdi sizden bir şey rica edeceğim.Sırasımı şimdi demeyin uygulayın lütfen olurmu?

-Hava güzel ise ve ortam müsaitse pencereyi açıp bulunduğunuz ortama bol oksijen girişini sağlayın. 
-Arkanıza yaslanıp,gözlerinizi kapatın.
-Burnunuzdan derin bir nefes alın ve yine burnunuzdan bu nefesi uzun bir sürede yavaş yavaş bırakın.(Bunu 3 kez tekrarlayın)
-Şimdi tekrar derin bir nefes alıp tutun,oturduğunuz yerde,ayaklarınızı,ellerinizi öne doğru uzatıp tüm vücudunuzu kasın. Tuttuğunuz nefesi yavaş yavaş verin.
-Tekrar derin bir nefes alıp tutun ve kollarınızı,karnınızı,omzunuzu,yüz kaslarınızı,tüm bedeninizi kasın kasın kasın ve nefesiniz ile birlikte bırakın.
-Kaslarınızın gevşek,bedeninizin rahat olduğunu hissedin.
-Gözleriniz kapalı bir şekilde bir süre daha ama lütfen olumsuz şeyler düşünmeden sessizce kalın.
-Kendinizi hazır hissettiğinizde doğrulun. 

'Sabret! Siteme, ister isen hüsn-i mükâfât 
Fikr eyle ne zulm eylediler Yûsuf'a ihvân 
Zâlimlere bir gün dedirtir Kudret-i Mevlâ 
Tallâhi lekad âsereke'llâhü aleynâ.'

Bu konuda bir faydam oldu ise ne mutlu leventerkoc.com'a

devamı »

9 Mart 2014 Pazar

AFFETTİM AMA... | Hiç yorum yok:





Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan. Bütün samimiyetinle AFFET.
Hissedilen her şeyi arşivleyen KADER kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir... 
Şems'i Tebrizi


*Hayatımın en zor döneminde bana destek olmak yerine , sen daha burada mısın diyerek aklınca bana şaka yaptığını zanneden sözde arkadaşımı AFFETTİM.

*Küsme eyleminin ne kadar faydasız bir eylem olduğunu , sorun ne ise bunu karşılıklı konuşarak çözümlemek gerektiğini bir türlü anlatamadığım yakınlarımı AFFETTİM.

*Sıra beklerken , güya çaktırmadan önüme geçmeyen çalışan , sırada beklediğim için beni geri zekalı kendisini de uyanık zannedenleri AFFETTİM.

*Araç kullanıp aynı zamanda cep telefonu ile konuşurken kavşak dönmeye çalışan ama bu arada az daha bana çarpacak olan sürücüyü AFFETTİM.

*Alışveriş merkezlerinin otoparkında , iki araçlık yeri tam ortalayarak aracını parkeden dolayısı ile , yer bulamadığımdan otoparkın içinde beni dönüp durduran malum kişiyi AFFETTİM.

*Gecenin 1’inde matkap sesi ile beni yatağımdan  fırlatan komşumu AFFETTİM.

*Apartmanın bahçesinde , yavru kedileri beslediğim için bana sinir olan, bu kedilerin arabasının altındaki boruları kemirdiğini söyleyen ve bunları beslediğim için , iş yerimdeki tanıdığı patronlarım ile görüşüp beni işten attırmaya çalışacağını söyleyen komşumu AFFETTİM.
*.....
*…..
*…..
AFFETTİM AFFETTİM AFFETTİM ve HEPSİNE HAKKIMI HELAL ETTİM


AMA

*Sağcısından solcusuna  , ataestinden  sözde dindarına ; içi tamamen para hırsı ve koltuk sevdası bürümüş , insanlığı ölmüş idarecilerimizi , yöneticilerimizi , politikacılarımızı , sözde devlet adamlarımızı AFFETMİYORUM.

*Mevki için,  yaşına başına bakmadan  başındaki insanlara her türlü yalakalığı yapmaktan çekinmeyenleri ve onların bu yalakalıkları karşısında, kendini bir ..k sanıp , bu davranışlara çanak tutanları AFFETMİYORUM.

*Kendi emeği , alın teri ile kazanmak yerine veya bu şekilde kazandığının haricinde, hep daha fazlasını isteyen nefsine boyun eğip, başkalarının hakkını da gasp edenleri AFFETMİYORUM.


*Hangi siyasi görüşte olursa olsun , sonuçta 15 yaşında bir çocuğun öldürülmesini haklı göstermek adına , “teröristin teki idi” diyenleri AFFETMİYORUM.

*Sorumluların görevini yerine getirmemesinden dolayı, feribot kazasında vefat eden 5 yaşında bir yavrucak için, “zaten lösemi hastası imiş nasıl olsa ölecekti” diyenleri AFFETMİYORUM.  

*Parası için özürlüleri dahi , hatta anne babasını bile dövmekten çekinmeyen beyni özürlüleri AFFETMİYORUM.

*Daha fazla toprak daha fazla saltanat uğruna , kadınları bebekleri dahi acımasızca öldürmekten çekinmeyen diktatörleri  AFFETMİYORUM.

*Hangi siyasi görüşte olursa olsun, ister sağcı ister solcu  ; sırf kendi görüşünde değiller diye ,kendi kafalarınca suçlu gördükleri insanları, aylarca sistemli olarak,işkencelere maruz bırakanları AFFETMİYORUM.

*Başörtülüsü ne de , mini eteklisi ne de saygı duyarak, kardeşçe geçinmeye çalışmak yerine , karşısındaki başörtülü veya mini etekli diye, onlara en ağır hakaretleri uygun görenleri AFFETMİYORUM

*Devletin geleceği ve düzeni için öz oğlunu öldürdüğü söylenen padişahı , oğlunun öldürülmesi anında Kuran-ı Kerim okuyor olsa bile , öncelikle bir baba olduğunu, boğdurttuğu insanında öz oğlu olduğunu  unuttuğu için AFFETMİYORUM.

*Sapıkları AFFETMİYORUM

*Yalancıları AFFETMİYORUM

*Dolandırıcıları AFFETMİYORUM

***Kısacası içinde ALLAH korkusu olmayanları affetmiyor ve Yüce Yaratıcının bunları öncelikle ıslah etmeye çalışması hala anlamıyorlarsa  hak ettikleri şekilde cezalandırması için dua ediyorum.

Anlatmak istediklerimi en güzel , en anlaşılır şekilde sonlandırayım:

Fe men ya'mel miskâle zerratin hayran yerah. 
Ve men ya'mel miskâle zerratin şerran yerah.
Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir.

Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.
Zilzal 7-8


devamı »

14 Ocak 2013 Pazartesi

DEDİKODU | 10 yorum:






Falanca bay veya filanca bayan diyor ki;

Dedikoduyu hiç sevmem.Başkasının ne yaptığından bana ne.Kim kiminleymiş,kim kiminle kırıştırıyormuş beni hiç ilgilendirmez.Ay ne iyi bir insanım ben yaaa.

Çevremdeki hiçbir arkadaşıma,kötü gözle bakmam.Dedikodularını yapmam aman laf olur filan.A bu arada çok yakın bir kaynaktan duydum ama bana ismini sorma,iş yerimde falanca bay,filanca bayanla berabermiş biliyormusun,üstelik ikiside evli çocukları da varmış.Aman canım bana ne,hem bizimki dedikodu sayılmaz ki ben duyduğumu söylüyorum.Günahı kendi boyunlarına.Unutmadan aralarındaki yaş farkı da 8 yaş.Yuh hiç birbirlerine uymuşlarmı? Anam bunların sülalesi böyleymiş.Adamın babasının da başından 4 evlilik geçmiş.Şimdi 80 yaşında hala 5.inciyi de alacağım diyormuş.Aramızda kalacak ha.Bak yemin ver.(Bunun ağzında da bakla ıslanmazya neyse…)

Neme gerek biz kendi işimize bakalım. Dedikoduyu hiç sevmem biliyorsun ama şimdi sana bunu anlatmazsam çatlarım.Şu filanca bayan var ya geçen gün işe 5.000-TL’lik pırlanta yüzük ile geldi.Yav bunun aldığı maaş belli.Kocası da bir bankada memur.Eee nasıl alınıyor bu yüzük? Kız yoksa bunun kocası bankada paraları çaktırmadan cepellezi mi yapıyor.Aaaa ne günlere kaldık.Tövbe tövbeee

Bu üstekinin çocuğu da yine başladı tepemde müzik derslerine,kazık kadar adam oldu,lise sona gidiyor ve nerdeyse aylardır gitar dersi alıyor hala do’dan öteye geçemedi.Dooo dooo bakalım re’ye ne zaman geçecek.Mi’ye geçebilirmi bilmiyorum,geçse bile duymaya bizim ömrümüz yetmez herhalde.Bunların biraz ailecek akılları kıt galiba.Ne var yani bunu yüzlerine de söylerim.Şu an karşımda göreyim siz ailecek kıtsınız kıt derim.Adam habire iş değiştirip duruyormuş.Kadını da bir görsen baykuşa benziyor.Hatta ona baykuş Leyla diyorlarmış.Ben demiyorum öyle diyorlar ben milletin yalancısıyım.

Ay bu şarkıda dünden beri  dilime dolandı;

Apartmanın birinde
Otururlar baş köşelerde
Beyler işte güçte
Hanımların işi gücü dedikodu işte
Kimin kızı kaçmış kimin kızı dulmuş
Hatçeyi kocası akşam dövmüş
Fatmanın kızına dünür gelmiş
Vermezlerse kaçarım demiş.
Oğlanın işi yok boş gezermiş
Koca geldi ne yiyecek
Çoluk çocuk ne yiyecek
Dünden kalan kuru fasulye vardı
Isıtılıp ısıtılıp afiyetle yenecek.
Kimin kızı kaçmış kimin kızı dulmuş
Hatçeyi kocası akşam dövmüş
Fatmanın kızına dünür gelmiş
Vermezlerse kaçarım demiş.
Oğlanın işi yok boş gezermiş.

Dedikoduyu hiç sevmediğim gibi bu şarkıları da hiç sevmem ama dilime dolandı işte.

Anlatacak daha çok şey var ama en iyisi hiç konuşmayayım dedikodu olur.Günaha girmeyeyim.Ben milletin arkasından konuşmayı hiç sevmem.İş yerinde biri var ki,dedikodu meraklısı.Herkes hakkında muhakkak bir söyleyeceği vardır.Sor ona kimi istersen 7 sülalesinin yaptıklarını önüne döksün.Dedikodu yapmadığı bir an bile yok.
Geçenlerde artık dayanamayıp,gittim yanına ve yeter artık bu kadar yaptığın yeter.İnsanları arkalarından çekiştirmeye utanmıyormusun.Sen ne dedikoducu bir insansın dedim.O da bana ne dedi biliyormusunuz?  “Asıl dedikoducu senin gibi olur” 
Ay bu ERKOÇ'un da nerden aklına gelir de yazar böyle hikayecikler bilmem.Beni rezil etti cümle aleme.Dedikodu kim ben kim.Ha unutmadan geçen gün ne duydum biliyormusun?Aa döndü sırtını gidiyor.Dur nereye gidiyorsun sana anlatmazsam içimde kalır,ölürüm.Bekle beniiiiiiiii

Evet dostlarım merhaba;

Yazıya küçük bir eğlencelik ile başlamak istedim.Aslında toplum olarak dedikodu yapmayı ne çok seviyoruz değil mi?Kimimiz bir hastalık gibi bu huyumuzdan vazgeçemezken,üstelik hem yapmayı hem de bu tür haberler duymayı çok seviyorken ,
benimde dahil olduğum bir grupta dedikodudan kaçınmaya çalışıyoruz.Peki bunda başarılı oluyor muyuz.Hayır.Ne kadar kaçınsakta,çevremizdeki konuşmalar bizi alıp başka yerlere götürüveriyor.Başkalarının özel hayatları hakkındaki söylenenleri duymak, başımızı bir an için döndürüp,bakışlarımızı bulanıklaştırıyor.İrademi kemirip zayıflatan bu keneyi ezmek adına ben hemen ya bu söylemlerin olduğu ortamdan derhal uzaklaşmayı yada kulağıma cep telefonumun kulaklığını takıp radyo dinlemeyi tercih ediyorum.

NEDEN? 
Neden insanlar sürekli birbirleri hakkında konuşmayı sever,başkasını çekiştirip,arkasından konuşur ve zevkle onu ,ailesini hatta tüm yakınlarını dili ile yerden yere vurur?Yapacak önemli şeyleri yok mudur insanların.Kitap dergi okumak,uyumak,spor yapmak,müzik dinlemek,yemek yemek, insanlara yetmemektemidir? İlla o çeneleri,dilleri,doğru veya yanlış şeylerle başka insanları çekiştirmek, karalamak zorunda mıdır? 

Ne güzel söylemiş bir şairimiz “İlim adamı fikir üretir,dedikodu insanı zaman tüketir” diye. İnsanlarda haset kıskançlık boş vakit olduğu sürece dedikoduda hiç bitmeyecek herhalde.

Dikkat edin biri hakkında iyi bir şey söylediğinizde pek kimse oralı olmaz ama “bu var ya bu, iş yerinde  ne haltlar karıştırmış duydunuzmu” dediniz mi meraklılar çevrenizi bir anda sarıverir.
Söylediklerinizin doğru veya yanlış olduğu umurlarında değildir.Tek düşünceleri vardır.Bu öğrendiklerini derhal başkasına yetiştirmek.Duyduklarını başkasına satmak.
Buda Allah’tan biraz daha uzaklaştığının,kalplerinin daha da katılaştığının farkında olmayan basit ruhlu insanların eğlencesidir işte.

Maç muhabbeti diye veya okul yada askerlik anılarını konuşmak için masaya oturulur fakat birde bakarsınız konu,komşunun kızının kocaya kaçmasına,köşedeki bakkalın oğlunun işten atılmasına,okuldaki öğretmenin  yaşadığı evlilik dışı ilişkiye,komutanın gece kulüplerindeki etrafa para saçışlarına gelir.Yani yarım saat maç konuşulursa her halde iki saatte bunlar konuşulur.
Cehaletin verdiği cesaretle iki saat içinde bir sürü insana ok atılır.Masaya doğru veya yanlış bir sürü insanın yaşadığı ayıplar serilir.Sanki kendi ayıbımız çok azmış gibi başkalarının ayıbını konu edinir,gecenin ana konusu yaparız.Sonra oh be çeker ve evlerimize dağılırız.
Yalanmı?

Ben İnsanlar müzik dinleyerek,sevdikleri bir filmi seyrederek,kitap okuyarak hatta en başta dua ederek  rahatlayabileceklerine inanırım.Ama falanca bay/bayan rahatlama yolunu böyle seçmiş.

VARMISINIZ?
 1 - Sana acayip bir haberim var.Duyduklarına inanamayacaksın.Falanca var ya falanca , hafta sonu kiminle beraber görülmüş biliyormusun diyeni, daha lafına devam etme fırsatı vermeden ; Bilmiyorum ve bilmekte istemiyorum diyerek göndermeye,

2 - Hanımlar bir kabül günü toplanmış isek,Fatma hanımın kızının,bakkalın oğlunun,komşunun kocasının kulaklarını çınlatmadan,Visnap'ın bloğunda okuyup ta yaptığımız (http://visnap.blogspot.fr/2012/12/pacanga-boregi_4452.html) paçanga böreğinden ,son ay 450-TL gelen doğal gaz parasından,çocuklarımızın okullarından,yeni kocasını kaybeden komşu teyzeye yapacağımız yardımlardan,apartman görevlimizin okulunda çok başarılı olan kızı için toplayacağımız eğitim bursundan,okumakta olduğumuz kitaptan,gittiğimiz filimden bahsetmeye,

3 - Erkekler olarak Çarşamba akşamı her zamanki gibi grup toplantımızı yapmış isek,memleketin gündemindeki son konulardan konuşmaya,gittiğimiz veya gitmeyi düşündüğümüz filimler ve okuyup ta çok beğendiğimiz  kitaplar konusunu paylaşmaya,çalıştırdığı tekstil dükkanını işlerinin bozulması sebebi ile kapatmak zorunda kalan,grup üyesi arkadaşımıza nasıl yardım edebileceğimizi kararlaştırmaya,ince bağırsağındaki tümör nedeni ile ameliyat olmazsa 6 aylık ömrü kaldığı bildirilen 23 yaşındaki kardeşimiz Refiye'ye toplayacağımız yardımları kararlaştırmaya  ( Bilgi için tıklayın ),

4 - İş yerimizde fısıltı ve dedikodu ortamlarından uzaklaşıp, kendimizi, aklımızı,dikkatimizi işimize vermeye,

5 - Boş/dolu , yerli/yersiz konuştuklarımızın sonucunun nerelere varacağını,nice kalpleri kırabileceğini  düşünerek söyleyeceğimiz şeyleri söylemeden önce bir kez daha düşünmeye VARMISINIZ?

NE GÜZEL SÖYLEMİŞLER;
"En erdemli insan,(dedikodudan uzak durup)yalnız kendi ayıbını arayan ve bu yüzden başkalarının ayıbını aramaya imkan bulamayan kimsedir" Hz.Ali

"Duydum ki,yüzüme söylemekten kaçmış,gıybetimi yapmışsın.Benim gibi bir acizden korkmuş,Allah'tan korkmamışsın" Hz.Mevlana

"Başkalarının sözlerini sana taşıyan bir kimse,bil ki senin sözlerini de onlara taşıyordur."Hasan-ı BASRİ

"Dünyada en kolay şey dedikodu yapmak,en zor şeyse kendini tanımaktır" John LUBBOCK


UNUTMAYALIM;
Devamlı olarak fark edilen bir kişilik olmak istiyorsanız,bunu dedikodu/iftira yaparak,başkalarının hayatı konusunda, duyduğu mahrem şeyleri ilk çevresine duyuran insan olarak sağlayamazsınız.
Kendimizi fark ettirmenin en önemli yolu bence; Dürüst,onurlu,sabırlı,çalışkan,seviyeli kişiler olarak,kişilik özelliklerimizle kendimizi fark ettirmektir.

Selam ve Muhabbetle

 



 YORUMLARINIZI DÜŞÜNCELERİNİZİ GÖNDERMENİZ BENİ ÇOK MOTİVE EDİYOR
1 - Aşağıdaki Yorum Gönder adımında ;Yorumumuzu yazıp, Profil Seçi tıklıyoruz.  2 - Profil Seç'te Adı/Url kısmına gelip adımızı veya rumuzumuzu yazıyoruz ve varsa web adresimizi yazıyoruz(yoksa boş bırakıyoruz) ve Yayınla diyoruz.
3 - Adımızı yazmak istemiyorsak;Profil Seç kısmından Anonim'i tıklayıp,Yayınla diyoruz.














devamı »